ALFA ROMEO YENİLİK VE TEKNOLOJİSİ
  • DUYGULARIN MEKANİĞİ
  • YENİ BİR TEKNOLOJİ ÇAĞI
  • YENİ BEYAZ BİR SAYFA
  • DEVRİM YARATAN PLATFORM
  • OTOMOBİLİN KALBİ
  • YENİLENMİŞ BEYİN TARAFINDAN KONTROL
  • DİREKSİYONDAKİ DUYGULAR
  • ÜSTÜN ALFA ROMEO YOL TUTUŞU
  • HAFİFLİK ARAYIŞI
  • AERODİNAMİK ÖZELLİKLER
  • RADİKAL SEÇİMLER

DUYGULARIN MEKANİĞİ

Gerçek bir Alfa Romeo’nun en önemli bileşeni duygudur. Bu, “Duyguların Mekaniği” sloganının arkasında yatan temel düşüncedir: sınırların ötesine geçen sürüş keyfini tetiklemek. Direksiyon başında heyecan verici bir sürüş deneyimini sağlamak için en gelişmiş teknoloji ve yenilikçi mühendislik kullanılmıştır. O, soğuk ve hayal gücünden yoksun bir duygunun çok ötesindedir: O, gerçek aşk gibi bir duygudur. O’nun, akıl sınırlarını zorlayan içgüdüsel, enerjik ve sıra dışı olduğunu söyleyebiliriz. Kısacası, kişisel olarak bizzat denemeye değer bir şey.

YENİ BİR TEKNOLOJİ ÇAĞI

YENİ BİR TEKNOLOJİ ÇAĞI

Alfa Romeo, yüzyıldan uzun bir süre önce doğan bir İtalyan markası olmaktan çok daha fazlası. O, tamamen orijinal özellikle yenilikçilik ve mühendislikten ödün vermeyen anlayışın bir ifadesi. O, otomotiv sektöründe diğerlerinin aksine oldukça güçlü bir tutku. Teknolojiye öncülük etme geleneği devam ediyor: Alfa Romeo, 105. yıldönümünde Giulia Quadrifoglio ile yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Dünyanın hiçbir yerinde, hiç kimse tarafından yaratılması mümkün olmayan bir otomobil.

YENİ BEYAZ BİR SAYFA

YENİ BEYAZ BİR SAYFA

2013 yılında, Alfa Romeo “Skunk Works” olarak adlandırdığı ve tasarımcılar, mühendisler ile teknik uzmanlar oluşan özel bir ekip kurdu. Bu ekibin misyonu, devrim yaratan bir yaklaşımı benimseyerek markayı ihtişamlı günlere geri döndürmekti. Birkaç kesin kural vardı: tutkudan ödün vermeyen ve tam yaratıcı özgürlük.
Ekibin üyeleri sıfırdan başlayarak, gerçek bir Alfa Romeo’nun sahip olması gereken tüm özelliklerin listesini çıkarttılar. Bir araç yapmadılar, onu gururla yarattılar. Tutkuları ve öncü karakterleriyle “Skunk”lar, yalnızca iki yıl içinde Giulia Quadrifoglio’yu geliştirmeyi başardı: Ve sonuç olarak en saf Alfa Romeo DNA’sı geri döndü. Yenilikçi bir dönem başlıyor.

DEVRİM YARATAN PLATFORM

DEVRİM YARATAN PLATFORM

Özgün sürüş keyfini geri getirmek için marka, Giorgio kod adlı yeni bir proje başlattı.
Alfa Romeo mühendisleri, araçların farklı kategorilerinin temelini oluşturmak için tasarlanan çok hafif bir alaşımdan yapılmış, araç ağırlığını 50/50 ön ve arka tekerleklere dağıtan yenilikçi RWD platformunu geliştirdi. Giorgio platformunun hafif ve aynı zamanda sert tasarımı, verimlilik ve güvenlik açısından kendi sınıfının en iyisi olmayı sağlayan ana faktördür. Bu platformun teknik özellikleri, her Alfa Romeo’nun otomotiv piyasasında mevcut olmayan üstün sürüş dinamiklerini elde etmesini sağlar.

OTOMOBİLİN KALBİ

OTOMOBİLİN KALBİ

Güç aktarım mekanizması yeniliği, Markaya kuruluşundan itibaren motor sporlarında efsanevi başarılar getirdi. Bugün, tamamen alüminyumdan yapılmış ultimate 2.9 V6 bi-turbo 510 HP güç üreten motor markanın güç aktarım mekanizmasındaki en son teknolojidir. Olağanüstü güç ve tork değerlerine rağmen, bu V6 motor, özel elektronik silindir deaktivasyon sistemi sayesinde son derece verimlidir. Bu teknoloji, öncülük eden bir yenilik ve aynı zamanda geçmişe geri dönüştür: Alfa Romeo mühendisleri, 80’lerin başında bu konsepti dünyada ilk kez geliştiren mühendisler oldu.

YENİLENMİŞ BEYİN TARAFINDAN KONTROL

YENİLENMİŞ BEYİN TARAFINDAN KONTROL

Alfa Romeo elektronik sistemleri artık daha gelişmiş bir “beyin" tarafından kontrol ediliyor. Şasi Etki Alanı Kontrolü; ESC, Tork Vektörleme Sistemi, adaptif süspansiyonlar ve Entegre Fren Sistemi aksiyonlarını bir arada toplayan bir modüldür. En ileri teknolojiyle geliştirilen bu çözüm, sezgisel ve ilgi çeken bir sürüş hissi ile en dinamik performansı elde etmek için, tüm elektronik sistemi koordine eden özel bir “duygusal zeka” ile sağlanmaktadır.

DİREKSİYONDAKİ DUYGULAR

DİREKSİYONDAKİ DUYGULAR

Bir Alfa Romeo’nun sürüş hissi, kesinlikle tarif edilemez ve unutulmazdır. Bunu sağlamak için Alfa Romeo’nun öncü mühendisliği benzersiz bir süspansiyon tasarımı geliştirdi. Ön kısımda, Alfa Romeo'nun son buluşu olan mükemmel bir çekiş gücü ve benzersiz bir kontrol hissi sağlayarak sürücünün aracı hızlı ve hassas bir şekilde yönlendirmesine imkan veren yarı sanal direksiyon ile çift kollu süspansiyona sahiptir. Arka kısımda ise Giulia ve Stelvio modelleri mükemmel kontrol, yol tutuş, denge sağlayan ve titreşimleri filtreleyen çoklu bağlantılı alüminyum bir tasarıma sahip AlfalinkTM sistemiyle donatılmıştır.

ÜSTÜN ALFA ROMEO YOL TUTUŞU

ÜSTÜN ALFA ROMEO YOL TUTUŞU

Alfa Romeo mühendisleri tarafından geliştirilen en son teknolojik özelliklerden birisi de, Tork Vektörleme sistemidir. Bu sistem, arka diferansiyelin gücü her tekerleğe eşit şekilde dağıtmasını sağlayarak yol tutuş ve performansı geliştiren bir sistemdir. Bu sistem, direksiyon hareketlerine hemen tepki verilmesini sağlayarak, yüksek hızlarda ve olumsuz hava koşullarında bile lastiklerde mükemmel bir denge sağlar. Alfa Romeo aynı zamanda, gerçek zamanlı performans yönetimi sunmak için AWD sistemine sahip yeni Q4 teknolojisini geliştirmiştir. Her türlü sürüş koşuluna adapte olabilen güvenli ve sportif bir çözüm olan bu teknoloji, gerçek bir Alfa Romeo’nun performans ve etkinliğine sahip AWD sisteminin avantajlarını sunmaktadır.

HAFİFLİK ARAYIŞI

HAFİFLİK ARAYIŞI

Daha hafif, daha hızlı: Alfa Romeo’nun yarış mirası, Giorgio platformunda yeni araçların geliştirilmesinde kritik bir öneme sahiptir. Bu yeni Alfa Romeo serisi, karbon fiber, alüminyum ve alüminyum/plastik bileşiminden oluşan çok hafif materyallerin ağırlıklı olarak kullanılması sayesinde, en iyi güç-ağırlık oranını yakalamıştır. Tüm yeni Alfa Romeo motorları, alüminyumdan yapılmıştır; Stelvio ve Giulia modellerinde karbon fiber tahrik mili standart olarak sunulurken Giulia Quadrifoglio modeli ise tavan ve kaputu tamamen karbon fiberden yapılan dünyadaki ilk sedan araç olma özelliğine sahiptir.

AERODİNAMİK ÖZELLİKLER

AERODİNAMİK ÖZELLİKLER

Alfa Romeo, kuruluşundan itibaren motor yarışlarında üstünlük elde etmesini sağlayan yenilikçi teknolojiler geliştirmektedir: sürdürülen aerodinamik araştırmalar üstün performansın elde edilmesinde kritik öneme sahiptir.
Bugün markanın rüzgar tüneli konusundaki kararlılığı, Giulia Quadrifoglio’nun yüksek hızlarda yol tutuş performansını geliştiren Aktif Hava Sistemine sahip dünyadaki tek sedan modeli olmasını sağlamıştır. Rekor sürtünme kat sayısının ötesinde, verimliliğe de çok önem verilmiştir: Benzersiz tasarıma sahip Giulia Quadrifoglio, C sınıfının en iyi değerlerini (0,27) sağlamaktadır.

RADİKAL SEÇİMLER

RADİKAL SEÇİMLER

Her yeni Alfa Romeo, en güçlü ve rekabetçi versiyon olan Quadrifoglio modelinden başlayarak geliştirilmiştir. Bu ilk versiyon, uzunlamasına yerleştirilen alüminyum motor ve karbon fiber tahrik miline sahiptir ve ayrıca bir dizi patentli teknik çözüm sunan optimal 50/50 ağırlık dağılımı dikkate alınarak geliştirilmiştir. Ayrıca, 0-100 km/saat zamanlama ve en yüksek hız ölçümünde en yüksek güç-ağırlık performans oranına sahiptir. Bu performans, Markanın diğerlerine göre üstün farkını ortaya koymaktadır: Diğer markalar “standart" araçlarını bir performans aracı elde etmek için geliştirirken, Alfa Romeo süper performanslı araçlardan hareketle günlük kullanılabilecek süper spor otomobil yaratır.